Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

KAMU MALİ YÖNETİMİMİZDE MALİ DİSİPLİN İLE BU ALANDA YAŞANAN SON GELİŞMELER


GİRİŞ
Kamu mali disiplinindeki hızlı bozulma, ekonomik dengelerin aşırı derecede bozulması sürecini ortaya çıkarmıştır. Bu gelişmelerin sonucu olarak özellikle kamu açıklarının aşırı genişlemesinden dolayı borçlanma ihtiyacı çok hızlı bir biçimde artmıştır. Kamu maliyesindeki disiplinin bozulması ile ortaya çıkan mali krizlerin etkilerini gidermek üzere IMF destekli istikrar programları uygulanmak zorunda kalınmıştır. Bilindiği üzere mali disiplin anlamında Devlet nam ve hesabına gerçekleştirilen tüm mali işlemlerin Devlet hesaplarında yer alması zorunludur. Uluslar arası kuruluşların finanse ettiği ekonomik programın başarıya ulaşmasında da mali disiplin özel bir yer işgal etmektedir.  Bu bağlamda mali disiplinin tesis ettirilerek sürdürülmesi önem kazanmaktadır. 5018 sayılı Yasa ile tüm mali işlemlerin bütçelerde yer alması öngörülmüştür. Anılan Yasanın kabulünden önce yürürlükte bulunan 1050 sayılı Kanun tüm mali işlemlerin bütçelerde yer almasını sağlayacak düzenlemelere yer  vermemiştir. Belirtilen eksiklik veya boşluk mali yapımızı düzenleyen 5018 sayılı Yasa ile giderilmeye çalışılmıştır.


Yürütülmekte olan ekonomik programın başarıya ulaşmasında önem taşıyan hususlardan birisi de, mali disiplinin sağlanması ve devam ettirilmesidir. Bu bağlamda 10/12/2003 tarihinde kabul edilen 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasası da mali disiplini sağlayıcı yönde düzenlemelerin yapılmasını öngörmektedir.Yapılmakta olan düzenlemelerin en önemli amacı da , kamu mali yönetimimiz dışında bulunan kaynakların mali sistemimize dahil edilerek kamu  kaynaklarının kullanımında mevcut ayrıcalıkların asgari seviyeye indirilmesini sağlamaktır.

Aşağıda mali disiplini zedeleyici uygulamalardan olan özel gelir hususunda gelinen son nokta üzerinde durulmaya çalışılacaktır.

ÖZEL GELİR UYGULAMASINDAN VAZGEÇİLME NEDENLERİ İLE GELİNEN SON NOKTA

Devlet bütçelerinin hazırlanması ve uygulanmasında dikkat edilmesi gereken temel ilkelerden ikisi,   Devlete ait tüm gelir ve giderlerin tek bir bütçede yer almasını öngören  birlik  ilkesi  ile belli gelirlerin belli giderlere tahsis edilmemesini öngören adem-i tahsis  ilkesidir. Anılan ilkelerin kamu mali yönetimimiz açısından önemi,   5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 13 üncü maddesinde de vurgulanmıştır.

 Bütçenin birlik ilkesi ile Devlet adına toplanan tüm gelirler ile tüm giderlerin tek bir bütçe içerisinde yer alması ve izlenilmesi amaçlanmaktadır.Anılan ilke tüm devlet gelirlerinin belli bir yerde toplanmasını ve kaynakların toplanan yerden dağıtılmasını öngörmektedir. Adem-i tahsis   ilkesiyle de, belli gelirlerin belli giderlere kullanılmaması temin edilerek ayrıcalıkların doğmasına engel olunmaktadır. Böylelikle, belirtilen ilkelerin uygulanmasıyla Devlet kaynaklarının tek elde toplanarak harcamalarda saydamlık sağlanması amaçlanmakta, bütçe disiplininden kaçışlar ve harcamalarda keyfiyetin önlenilmesine çalışılmaktadır.

Belirtilen uygulamaların diğer bir anlatımla bütçenin birlik ile adem-i tahsis ilkelerinin en önemli istisnası ise   fon ile özel gelir-özel ödenek uygulamalarıdır.

Genel Devlet tanımı içerisine giren genel ve katma bütçeli kuruluşlar yanında, özellikle 1980'li yıllardan itibaren sayıları hızla artan ve belirli sosyal ve ekonomik gayeler için özel kaynaklardan elde edilerek bir hesapta toplanarak harcanan paralar olarak tanımlanan fon uygulaması, kamu mali yönetiminin yeniden yapılandırılması sürecine dahil edilerek bu süreç içerisinde tasfiye aşamasına geçilmiştir. Bu amaçla sırasıyla 23.5.2000 tarihli ve 4568 sayılı Bazı Fonların Tasfiyesine İlişkin Kanun, 21.2.2001 tarihli ve 4629 sayılı Bazı Fonların Tasfiyesi Hakkında Kanun ile 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yürürlüğe konularak fonlar tasfiye edilmiş ve bugüne kadar fonda birikip bütçeden bağımsız olarak harcanan paralar için bir nevi kontrol getirilerek kurum bütçelerine özel ödenek kaydı yapılması  uygulamasına geçilmiştir.
 
Fonların tasfiyesi sonrasında başlayan özel gelir-özel ödenek uygulamaları ile diğer mevzuat gereğince devam eden özel gelir-özel ödenek uygulamaları sonrasında bütçelerde başlangıç ödenekleri ile yıl sonu harcamaları arasında önemli farklar doğmaktadır.

Bu çerçevede, , 5217 sayılı Özel Gelirler ve Özel Ödeneklerin Düzenlenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, 5234 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanunu ve 5279 sayılı 2005 Mali Yılı Katma Bütçeli İdareler Bütçe Kanunu hükümleri uyarınca, 01/01/2005 tarihinden itibaren genel bütçeli dairelere ve katma bütçeli idarelere ait bazı özel gelirler uygulamadan kaldırılmış olup, söz konusu gelirlerin ilgisine göre genel ve katma bütçelere gelir kaydedilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu kapsamda, aşağıdaki listede  gösterilen, 31/12/2004 tarihi itibariyle uygulamadan kaldırılan ve 2005 yılında tahsiline devam edilmeyecek olan özel gelirlere ait ödeneğe bağlanmamış tutarların, ödenek kaydı yapıldığı halde harcanmadan kalan tutarlar ile emanet hesaplarına alınarak bekletilen tutarların, 2004 mali yılı bütçesine gelir  kaydedilmesi öngörülmüştür.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI                  Posta ve Haberleşme Masrafları
HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI              Yatırımları Teşvik Gelirleri,  Madeni Para Basım Gelirleri, Sigorta Denetleme Kurulu Aidatı
DIŞ TİCARET MÜSTEŞARLIĞI    Serbest Bölge Gelirleri
ADALET BAKANLIĞI                      Gayrimenkul Satış ve Kira Gelirleri, İşyurtları Kurumu Gelirleri, Cezaevi ve Mahkeme Bina Yapım Gelirleri
MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI        Bedelli Askerlik Geliri
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI                     Sivil Savunma Gelirleri
EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ    Zati Demirbaş Silah Satış Gelirleri, Mal ve Hizmet Satış Gelirleri, Trafik Sigorta Payları
MALİYE BAKANLIĞI    Liman ve İskele Kira Gelirleri
    Gelir İdaresini Geliştirme Gelirleri
    Kamu Bankalarından Nakledilen Personel Ücreti
    Malül, Şehit Dul ve Yetimleri Gelirleri
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI    ÖTV, Eğitim, Gençlik Spor ve Sağlık Hiz.Gel.
GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞI    Gümrük Personeli Fazla Çalışma Ücreti
BAYINDIRLIK VE İSKAN BAK.    Afetlerde Kullanılacak Gelirler
SAĞLIK BAKANLIĞI    Gıda Maddesi Üretim İzin Gelirleri
    Sağlık Malzemesi Ruhsatlandırma Gelirleri
    ÖTV, Eğitim, Gençlik Spor ve Sağlık Hiz.Gel.
ULAŞTIRMA BAKANLIĞI    Deniz Dibi Tarama ve Deney Ücreti
    İletişim Lisans ve Ruhsat Bedeli
DEVLET METEOROLOJİ İŞ.GN.MD.    Meteorolojik Ürün Satış Gelirleri
DENİZCİLİK MÜSTEŞARLIĞI    Liman ve İskele Satış Gelirleri
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI    Mera Gelirleri
    Gıda Maddesi Üretim İzin Gelirleri
    Tarımsal Amaçlı Kop.Kredi.Geri Dönüş Gel.
SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI    Ölçü ve Ayar Hizmetleri
    Organize Sanayi Bölge Gelirleri
    Tüketici ve Rekabetin Korunması Gelirleri
    Kooperatifçiliği Tanıtım ve Eğitim Gelirleri
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI    Bandrol, Kayıt, Tescil Ücret ve Payları
    RTÜK Gelirleri
    İç ve Dış Tanıtım Gelirleri
ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI    Orman Köylülerini Kalkındırma Gelirleri
    Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrol Gelirleri
    Milli Parkları Koruma ve Geliştirme Gelirleri
    Çevre Kirliliğini Önleme Gelirleri
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAK.    Madencilik Hizmetleri
    Elektrik Enerjisi Gelirleri
KATMA BÜTÇE
KARAYOLLARI GENEL MÜD.    Yol ve Tünel Geçiş Ücreti
    Köprü Geçiş Ücreti
GENÇLİK VE SPOR GENEL MÜD.    ÖTV, Eğitim, Gençlik Spor ve Sağlık Hiz.Gel.
KÖY HİZMETLERİ GENEL MÜD.    İskan Amacıyla Kullanılacak Gelirler
    Akaryakıt Tüketim Vergi Payı
SOS.HİZ.ÇOC.ES.KUR. GEN.MÜD.    Özürlü Hizmetlerinde Kullanılacak Gay.Hiz.Pay.
    ÖTV, Eğitim, Gençlik Spor ve Sağlık Hiz.Gel.
VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ    Akaryakıt Tüketim Vergi Payı
        
Anılan yasal düzenlemelerle,  bütçe uygulamalarının daha saydam ve açık olmasının temini bakımından özel gelir-özel ödenek uygulamaları yeniden gözden geçirilmiş, devamında fayda görülenlerin haricindeki uygulamaların kaldırılarak yerine söz konusu özel gelirlerin bütçe geliri olarak kaydedilmesi ve harcamalarının ilgili kurum bütçelerine öngörülecek ödeneklerle yapılması imkanını sağlayacak düzenlemelerin gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır.

SONUÇ

10/12/2003 tarihinde kabul edilen 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol  Kanununun kabul edilme gerekçelerinden ve vurguladığı  konulardan birisi de, kamu mali disiplininin sağlanması konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi ve gerekli düzenlemelerin geciktirilmeksizin  gerçekleştirilmesidir. Bu bağlamda Devlet bütçesinin temel ilkelerinden birisi olan ve  Devlete ait tüm gelir ve gider tahminlerinin tek bir bütçede yer alması sağlayan birlik ilkesi ile belirli gelirleri belli giderlere tahsis etmeme esasına dayanan adem-i tahsis ilkeleri önem kazanmaktadır. Devlet kaynaklarının tek elde toplanması ve adem-i tahsisin gerçekleştirilmesiyle birlikte, kamu harcamalarında saydamlık ve bütçe disiplinin sağlanması ile   harcamalarda keyfiliğin önlenmesi mümkün olabilecektir.

Ülkemizde, birlik ilkesinin istisnasını oluşturan uygulamalardan en önemlileri, özellikle, 1980'li yıllardan itibaren sayıları hızla artan fon ve özel gelir-özel ödenek uygulamalarıdır. Özel kaynaklardan elde edilen gelirlerin bir hesapta toplanarak belirli sosyal ve ekonomik gayeler için harcama yapılması olarak tanımlanan fon uygulamaları ile genel Devlet tanımı içerisine giren genel ve katma bütçeli kuruluşlar yanında, bütçe dışında kamu kaynaklarının kullanıldığı bir sistem oluşmuştur. Mali disiplini bozan fon sisteminin tasfiyesi için 2000 yılından itibaren sırasıyla 4568, 4629 ve 4684 sayılı kanunlar yürürlüğe konulmuştur.

Bugün gelinen noktada birkaç istisna dışında fonların tamamı tasfiye edilmiştir. Tasfiye edilen bu fonlardan hizmetine devamı zaruri bulunanlara ilişkin esas ve usuller düzenlenmiş ve bugüne kadar fonda birikip bütçeden bağımsız olarak harcanan paralar için bir nevi kontrol getirilerek kurum bütçelerine özel ödenek kaydı yapılması uygulamasına geçilmiştir. Ancak, fonların tasfiyesi ile başlayan özel gelir-özel ödenek uygulamaları ile kamu kurumlarının diğer mevzuatı gereğince devam eden özel gelir-özel ödenek uygulamaları sonrasında, bütçelerde başlangıç ödenekleri ile yıl sonu harcamaları arasında önemli farklar ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu nedenle, fonların tasfiyesi sonrasında başlayan özel gelir - ödenek uygulamalarının, bütçe disiplininin sağlanması amacıyla tümüyle yeniden değerlendirilmesi gereği hasıl olmuştur. Bu bağlamda, yürütülmekte olan ekonomik program gereğince özel gelir-özel ödenek uygulamalarının yeniden gözden geçirilerek devamında fayda görülen özel gelir-özel ödenek uygulamaları dışında kalanların kaldırılması ve  kaldırılan özel gelirlerin bütçe geliri olarak kaydedilmesi ve harcamalarının ilgili kurum bütçelerinde öngörülecek ödeneklerle yapılmasının yolu açılmıştır.

 

 

   

   
© H.Bayram ÇOLAK