Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

REKTÖR VEYA REKTÖR YARDIMCILARI İHALE KOMİSYONU BAŞKANI OLABİLİRLER Mİ? *


Bilindiği üzere, kamu mali sistemimizi düzenleyen 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun kabulüyle birlikte genel olarak harcama sürecinde, özelde ise ihale süreçlerinde önemli değişiklik olmuştur.

5018 sayılı Kanunun, harcamalarda birim yöneticilerini görevli ve sorumlu tutması yönündeki temel anlayış değişikliği, anılan yöneticilerin amiri pozisyonunda olan üst yöneticilerin ihale sürecindeki konumlarını da tartışma konusu yapmıştır.

5018 SAYILI KANUN ÖNCESİ UYGULAMA NASILDI

5018 sayılı Kanunun genel yönetim olarak adlandırılan kamu idarelerinde uygulamaya konulmasından önce aralarında üniversitelerin de bulunduğu idarelerde üst yönetici konumunda olan kişiler ihale yetkilisi olarak ihale sürecinde aktif olarak görev yapmışlardır. Bu çerçevede, üniversitelerde rektör veya yetki verdiği yardımcıları, ihale komisyonlarını oluşturma, komisyon tarafından alınan kararları onaylama veya red etme, idare adına yüklenicilerle imzalanacak sözleşmelere imza atma, sözleşmelerin gerektiğinde devri gibi konularda yetki kullanmışlardır.

5018 SAYILI KANUN SONRASI UYGULAMANIN TEMEL ÖZELLİKLERİ

İhale yetkililiği konusunda asıl radikal değişim, yukarıda da bahsedildiği üzere 5018 sayılı Kanunun kabulü ve yürürlüğe girmesiyle birlikte olmuştur. 5018 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte uygulamada ön plana çıkan en önemli değişiklik, ihale yetkilisi olarak görev yapan kamu idare üst yöneticilerinin bu yetkilerinin ortadan kalkarak yetkinin tamamen üst yöneticilerin hiyerarşik olarak altında  bulunan ve harcama yetkilisi olarak tanımlanan ve kendilerine ödenek gönderilen birim amirlerine geçmiş olmasıdır.

Bilindiği üzere 5018 sayılı Kanuna göre ihale mevzuatında ihale yetkilisi olarak görev yapan müsteşar, belediye başkanı, rektör gibi yönetim kademesinde bulunan kişiler ile yardımcıları üst yönetici ve yardımcısı olarak tanımlanmıştır. Diğer taraftan aynı Kanunla birim amirleri olarak görev yapan ve yukarıda belirtilen üst yönetim kademesindekilerin hiyararşik olarak astı durumunda olan daire başkanı, müdür gibi kişiler ise birimlerin performans ve verimliliğini ölçme noktasında harcama yetkilisi olarak tanımlanarak kendilerine ödenek gönderilmeye başlanmıştır. Üst yönetici ve harcama yetkilisi kavramlarının 5018 sayılı Kanunla mali literatürümüze girmesi ihale yetkilisinin kim olacağı tartışmasını da beraberinde getirmiştir.
4734 sayılı kamu İhale Kanununun 4’üncü maddesine göre ihale yetkilisi; idarenin, ihale ve harcama yapma yetki ve sorumluluğuna sahip kişi veya kurulları ile usulüne uygun olarak yetki devri yapılmış görevlilerini ifade etmektedir. Dolayısıyla ihale yetkilisi olacak kişilerin bu görevleri yerine getirebilmelerinin iki şartı bulunmaktadır: Bunlardan birincisi, anılan kişilerin ihale yapma yetkisinin bulunması, diğeri de harcama yapma yetkisinin bulunmasıdır. Konu bu açıdan değerlendirildiğinde örnek olarak daha önceleri üniversitelerde  kurum üst yöneticileri rektörler veya yardımcıları tarafından yerine getirilen ihale yetkililiği görevinin 5018 sayılı Kanun sonrasında mümkün olmadığı görülecektir.
5018 sayılı Kanun harcama yapma konusunda yetkiyi analitik bütçe sınıflandırması da esas alınarak kurumsal düzeyin üç ve dördüncü düzeylerinde ödenek gönderilen birimlerin yöneticilerine vermektedir. Bu noktada, örnek olarak üniversitelerde bu yetkinin kendisine ödenek gönderilen daire başkanları veya diğer yetkililer tarafından  yerine getirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla 4734 sayılı Kanun uygulamasında ihale yetkilisi olarak ihale talimatlarını veren, onay belgelerini imzalayan, ihale komisyonlarını teşekkül ettiren, ihale komisyonları tarafından alınan kararları onaylayan veya iptal eden, idare adına yüklenicilerle sözleşmeleri imzalayan fakat 5018 sayılı Kanun ile üst yönetici olarak tanımlanan kişilerin harcama yetkilisi olarak harcama talimatı vermesi veya ihalelere onay vermesi, komisyon kararlarını onaylaması veya onaylamaması, idare adına sözleşmelere imza koyması artık mümkün değildir. Anılan görevlerin artık üst yöneticiye bağlı olarak çalışan ve kendilerine ödenek gönderilen birimlerin amirleri (daire başkanları) tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir. İhale yetkilisi olarak bilinen kişilerin 5018 sayılı Kanun düzenlemesiyle birlikte harcama yapma yetkisi ortadan kalkmıştır. Bakanlar gibi üst yöneticiler de ihale sürecinin dışında bırakılmışlardır. İhale sürecinde üst yöneticilerin doğrudan bir görevi bulunmamaktadır. Yüklenmeye girişilmesi ve ödetme işlemleri harcama yetkililerine bırakılmıştır. Yeni sistemde ihale yetkilisi olan kişiler harcama yetkilisi olarak tanımlanmış kişilerdir. Üst yöneticilerin mali süreçte gözetim ve izleme yükümlülükleri söz konusudur.


REKTÖR VE YARDIMCILARI İHALE KOMİSYONU BAŞKANI VEYA ÜYESİ OLABİLİRLER Mİ?
Yukarıda da bahsedildiği üzere 5018 sayılı Kanunla birlikte rektör ve yardımcılarının ihale yetkililiği görevleri artık söz konusu değildir. Bu durumda anılan kişilerin astı konumunda olan daire başkanları (birim amirleri) tarafından oluşturulan ihale komisyonlarında başkan veya üye olarak görev yapabilip yapamayacakları sorusu öne çıkmaktadır.

Ancak, hem idare hukukunun genel ilkeleri, hem de Türk Kamu Yönetiminin işleyişi açısından; bir konuda görevlendirme yapan kişi veya makamın, görevlendirilen kişi veya makama göre hiyerarşik anlamda eşit veya daha üst konumda olması gerekir. Üniversiteler tarafından yapılan ihalelerde, ihale yetkilisi konumundaki kişi “Daire Başkanı ” iken, ihale komisyonu başkanı olarak görevlendirdiği kişi hiyerarşik olarak amiri konumundaki “Rektör veya Rektör Yardımcısı” olamaz. Hem ihale komisyonunun, hem de ihale yetkilisinin kararlarını alırken bağımsız ve objektif kriterleri esas alarak hareket etmeleri gerekmektedir. Söz konusu ihalelerde, ihale yetkilisi konumundaki daire başkanının, amiri konumunda bulunan Rektör veya Rektör Yardımcısının komisyon başkanı sıfatıyla imzasının bulunduğu bir karar karşısında; idare hukukunun genel ilkeleri ve Türk Kamu Yönetiminin işleyişi ile personel mevzuatının amir-memur ilişkilerini düzenleyen hükümleri göz önüne alındığında ihale yetkilisi olarak “objektif ve bağımsız” davranabilmesi mümkün olmayacaktır.

Özellikli Durumlar
Her ne kadar üst yöneticiler ihale yetkilisi olmadıklarından dolayı harcama sürecinin dışında olsalar bile bazı durumlarda üst yöneticileri ihale süreci dışına çıkarmak mümkün değildir. Bu durumun bazı istisnaları söz konusudur:

İhale yetkilisinin ilgili mevzuatında özel olarak belirlendiği hallerde harcama yetkililerinin ihale yetkilisi olmaları mümkün değildir. Eğer kamu idarelerinin tabi oldukları yasal düzenlemelerde ihale yetkilisi olarak 5018 sayılı Kanunda tanımı yapılmış üst yöneticiler  belirtilmiş ise bu takdirde harcama yetkilisi olan kişilerin ihale yetkilisi olmaları mümkün değildir.
Teşkilat ve personel gibi yetersizliklerin olduğu idarelerde üst yöneticilerin harcama yetkilisi olmaları ise mümkündür. 5018 sayılı kanunun 31’inci maddesinde de belirtildiği üzere,     teşkilât yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin belirlenmesinde güçlük bulunan idareler ile bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan idarelerde harcama yetkisi, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kişiler tarafından; mahalli idarelerde İçişleri Bakanlığının, diğer idarelerde ise Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürütülebilir. Bu takdirde üst yöneticilerin harcama yetkilisi, dolayısıyla ihale yetkilisi olmaları mümkündür.
Diğer bir özellikli durum üst yöneticinin onayının alınmasının zorunlu olduğu hallerdir.   İlgili mevzuatı uyarınca, bakan, üst yönetici, yetkili kurul, komisyon ve benzeri yetkili kişi veya kurulların önceden izin veya onayına tabi tutulmuş olan ve sonucunda mali işlem yapılması gereken hallerde, söz konusu izin veya onaylar harcama süreci başlamadan önce alınacaktır.

 Son olarak; yukarıda belirtilen hususların varlığı söz konusu olmasa bile iç kontrol ve ön mali kontrol alanındaki gözetim görevi çerçevesinde, bakan ve üst yöneticiler, bazı mali  işlemleri,  işlem sürecine başlanılmadan önce ön izinlerine  tabi tutabilir. Bu çerçevede örnek olarak belli tutarı aşan ihalelere başlanmadan önce üst yöneticiden izin almak zorunlu tutulabilir.

 Tüm bu hususlar tartışılırken belli sınırlar içinde kalındığından da haberdar olunması gerekmektedir:

Bunlardan birisi, üst yönetici ve yardımcılarının ihale yetkilisi olmalarını sağlamak amacıyla harcama yetkilisi olmalarının, daha doğrusu harcama yetkisinin kendilerinde toplanmasını sağlayarak harcama yetkilisi olmalarının mümkün olmadığıdır. Harcama yetkilisinin üst yönetim kademesinde birleştirilmesi durumlarında, üst yönetici veya yardımcıları uhdesinde harcama yetkisinin birleştirilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla üst yönetici ve yardımcılarına  harcama yetkisinin birleştirilmesi suretiyle  harcama yetkisi verilemez.  

SONUÇ

5018 sayılı kanunla birlikte rektör ve yardımcılarının ihale sürecinin dışına çıkartılmaları nedeniyle anılan kişilerin ihale komisyonu başkanı ve üyesi olma imkânları da ortadan kalkmıştır. Buna rağmen anılan kişilerin ihale komisyonuna katılmaları ve itiraz halinde,  hem idare hukukunun genel ilkeleri, hem de Türk Kamu Yönetiminin işleyişi açısından söz konusu görevlendirmelerin mümkün olmaması nedeniyle ihalelerin iptal edilmesi gerekir.

 

* E-Yaklaşım Dergisi Haziran 2008 http://www.yaklasim.com

 


 

 

   

   
© H.Bayram ÇOLAK